İstiklal Marşı'nın Yazılış Hikayesi:
İstiklal Marşı, Türkiye Cumhuriyeti'nin milli marşıdır ve Kurtuluş Savaşı'nın en zor dönemlerinde, ulusal birliğin ve bağımsızlık mücadelesinin bir sembolü olarak yazılmıştır. 1920'li yılların başında, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), halkı cesaretlendirecek ve moral verecek bir milli marş yazılmasına karar verdi.
TBMM, 1921 yılında bir marş yazılması için bir yarışma düzenledi. Bu yarışmada kazanan esere 500 liralık bir ödül vaat edildi. Ancak, bu ödül fikri birçok şairin yarışmaya katılmaktan çekinmesine yol açtı çünkü dönemin ünlü şairleri, milli bir görev olarak gördükleri bu işte ödül almak istemediler.
Mehmet Akif Ersoy, yarışmanın başında ödül nedeniyle katılmakta tereddüt etti. Ancak sonrasında arkadaşı Hamdullah Suphi Tanrıöver'in ısrarı ve ödülün kendisine verilmeyeceğine dair güvence verilmesi üzerine, İstiklal Marşı'nı yazmayı kabul etti.
Mehmet Akif, İstiklal Marşı'nı yazarken Anadolu'nun dört bir yanındaki halkın bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinden ilham aldı. Marş, Türk milletinin azmini, inancını ve vatan sevgisini dile getiriyordu. Marş, toplamda on kıtadan oluşmaktadır ve her bir kıta, Türk halkının vatanseverliğini ve bağımsızlık tutkusunu vurgular.
Mehmet Akif Ersoy'un yazdığı İstiklal Marşı, Hamdullah Suphi Tanrıöver tarafından TBMM'de okundu ve büyük bir coşku yarattı.
12 Mart 1921 tarihinde, İstiklal Marşı, resmi olarak kabul edilerek Türkiye Cumhuriyeti'nin milli marşı ilan edildi.
İstiklal Marşı, yazıldığı günden bu yana Türk milletinin bağımsızlık sembolü olarak kalmıştır. Mehmet Akif Ersoy, marşın Türk milletinin eseri olduğunu belirtmiş ve ödülünü kabul etmemiştir.
Marş, bugün hâlâ Türkiye'de her resmi törenin başlangıcında coşku ve gururla söylenmektedir.
12 Mart İstiklal Marşının kabulünün 104. yıl dönümüde bu anlamlı ve önemli günü kutlamak için okulumuzda tören düzenledi.
Tören 2B Sınıf Öğretmeni Sezen GÜNGÖR'ün koordinatörlüğünde ve 2B sınıfı öğrencileriyle gerçekleştirildi.
Emeği geçen öğretmen ve öğrencilerimize teşekkür ediyoruz.